çapraz tutuş…
Tarih 24 Ocak 2009
Kategori doğruya doğru
İnsanın yapısı itibariyle medeni olduğundan, kendi gibi insanlarla beraber bir şey yapmaya ve paylaşmaya muhtaçtır..Mesleklerin çeşitliliği; ihtiyaç dairesinin genişliğindeki gereksinimleri yerine getirmek adına başlı başına bir istihdamdır…
Bir birinin eksiğini ikmal etmek, bir birini tamamlamak,ihtiyacını gidermek, birleşerek bütün olmak.. tabiatta ki unsurlardan hayat ile alakalı her şey üzerinde görünür..Yağmurun, toprağın hararetini teskin etmesi gibi…Toprağın hayata yaptığı tablacılık gibi…
Biri birine kuvvet veren ve yardım eden şeylerdeki..Hem tamamlayıcı özellik hem yardımcı elemanların yardım edebilme kabiliyetinde olması..Hem lojistik sağlarken tam yerinde müdahale istidadının kullanımı, mükemmellik işleyişin ahengini temin eder…Bir eksiği gidermek için yamanın ve ya tamamlayıcı parçanın yerindeliği ve yeterliliği tartışma götürmezken,yardım isteyenin eksiğini gidermek üzere hareket edeninde lazımlarının gerçekliği lazım ki ;ergonomik kullanım netice versin..Yani hem ihtiyaç gerçek hem tedarik gerçek olmalı ki hayali zanlardan ve sanal ihtiyaçlardan kurtularak hakiki hedefe doğru yolculuk temin edilsin…
Yoksa atak satın almaları ve gereksinim harcamaları..gerçek yerine geçen faraziyat ile Hakikat zannedilen hayaller..misyon elbisesi girmiş sözler nemlenmiş barut gibi çakar almaz bir düşünce ve hareket dünyasını sebep verecektir…
Çapraz ticaret denilen dayanışmanın bir türünü gösteren..”kendi adamından “mantığıyla tercih hakkını kullanarak işlettirilen bir ticari sistem olmakla birlikte..Ve daha bir çok sistem bu sistem gibi, karakteristik gelişim sürecinde seyahat etmektedir…
Bazı standartlar ve kanıksanmış değerler sistem ihtiyaçlarında analitik görülebilir..Fakat her global sistem aslında çapraz ticaretin kontrollü baskısıdır…Belki çapraz ateştir…
Var olan sistemlerinin işleyişine hizmet ettirmek ve vücutlarının devamını temin etmek için tamamlayıcı birimleri kendi kalite standartlarına uygun hale getirerek..Küresel ekonominin değişik tehditleriyle dünyayı kendi eksenlerinde çevirmektedirler…Belirlenen ölçüler kendi şablonlarına en uygun sistemlerdir…Dünya uzunluk ölçüleri..Kağıt ebatları..Takvimler 110 krom nikel alaşımları..ağırlık birimleri vs vb vd….Bu normların dışında kalırsanız iç pazara yönelik çalışacaksınız..illa bu yatırımı yaptıysanız ve yapmalısınız o çerçevede hareket etmek zorundasınız…
Üretimini sizin yapmadığınız her hangi bir şeyin fikri irsiyetinin sahibine bağlılığı gibi işlem düzeni de ona aittir..dolayısıyla piyasadaki konumunu da o belirler.. Çünkü,telif hakkı onundur..başkasının aklını kendi amacına kullanmakta istihdam edemeyen bir oluşum, aklını emanet verdiği gibi misyonunu da kiralar…
Dünya üzerinde hakim güçlerin her şeyi kendi çıkarlarına kullanabilmesi..İçlerinde oldukları alanı iyi tanımak ve kaynaklarını en kullanışlı şekliyle harekete geçirerek ürettikleri değerlerin tesirinin genişliğidir..Fikrin baskı rejimlerindeki kıvranışları nasıl anti demokratik idarelerde şiddet ve baskı ile kontrol temin edilmeye çalışıldığı gibi..Endüstriyel anlamda da bu bağımlılık tesis edilmiştir…
Kapaklı bir kalem kullanıyorsanız ki -bundan on yıl evveline kadar bir özen sembolüydü- birisi yazmak için istediğinde kapağı sizde kalacak şekilde kalemi verirsiniz..Kişi yazısını istediği kadar hür yazdığını düşünsün neticede kalemin sahibi sizin olduğunuzu aklından çıkaramayacaktır..ve o bağımlılık zamanını ve ifade edeceği şeyleri sınırlandırır..Yazı yazabilirsiniz..kapaksız o kalemi muhafaza edemezsiniz..Dolayısıyla mutlaka kürkçü dükkanına dönülecektir..Bu düzen bir rejimin işleyişidir…Üretimi etkileyen en önemli esaslardan biri;kişi veya ekibin hür düşüne bilme ve karar verebilme yetisidir…
Labirenti kametinizi aşmış bir organizasyonda sadece duvarları görebilirsiniz..Ve o duvarların sizi ne kadar oyalayabileceği oyun kurucular tarafından belirlenmiştir..Gökyüzünün özgürlüğü çağrıştıran yüzünü göremedikçe emekli olana kadar size tanınmış hürriyet içinde gösterilmek isteneni görürsünüz…
Mesela ülkemizde öz kaynaklarıyla baştan aşağı üretilen küresel pazara açılmış kaç ürün kaç marka söyleyebilirsiniz… Her şeyimizle”dışarıya bağımlıyız”herkes tarından bilinen bir gerçek değimli? İmf’den rus doğal gazına ve daha daha kimlerin gazına…Bilinmez hangi ülkenin hapşırığı bizi sarsar…Acaba neden bu bağımlılık ve aklımız kimin cebinde..Bizden zekamızı mı çalmışlar..Yoksa bizi tembel mi yapmışlar..Melekelerimizi dumura mı uğratmışlar…her neyse…….
Asıl özgürlük kontrolün sağladığı sağlam çatının emin konstrüksiyonundadır… Eminseniz emniyet içindesinizdir…
Üretim gereçlerindeki hammadde bağımlılığı…
Üretilecek olan şeyin fikir bağları..
Nasıl düşünülmesi gereken bir diğer tanımlama ve büyük bağımlılık…
Sistem kurucuları bozucu virüsleriyle yıkımda bile kontrolü ellerinde tutan kendi yapılarını Harab ederken de kazanabilen sismik hackerlerdir…
Çözüm arayışlarını izole eden çok geniş bir alandır..Önünüzde devamlı aşmanız gereken bir sorun vardır..Kişisel başarsanız da ülkeniz sorunludur…
Evet, konumuza gelelim;
Çapraz ticarette konu başındaki gibi uyumun tesisi..ve mesleklerin çalışma tanzimi..bağımlılık değil dayanışmanın bir birine netice için alışmasıdır…
Biri diğerini abluka altına alıp ekonomik bir baskı kurduğunda, bu tutum gelişimin her sürecine müdahale eden oligarşik bir anarşidir…
Bir birini tamamlayıcı..Kalite standardını yükseltip kendi üretim marka kalitesini bir uyum ve uygunluk içinde belirleyen karşılıklı istiab eşitliği içinde hakkına razı olmak ve hak ile üretmenin öz verili dayanışmasıdır…
Gayet önemli bir serveti taşırken ne kadar güçlü ve emin olduğunuz kişiler size yardım etse o kadar memnun olursunuz..Hedefi kişisel kaygıları olmayan ideallerin bu can suyuna olan harareti gayet açıktır…
Eğer muhatabınız sizin boyunuza yükselemiyorsa siz aşağı eğilmelisiniz..Eğildiğinizde ise alçak gönüllülükle istihdamı temin etmiş olursunuz…
Çapraz ticaret, fikri bir ırkçılık anlayışında değil.. kalite değerlerinin müşterekliğinde mutlak faydalılığa iştirak etmektir…
Evet, baskıyı hissedenler kendi birleşmelerine yardım eden bu karşı tutum, düşünce ve gerekçelerini zihinlerinde yaşatmalılar…
Himaye stratejik bir tesistir. Taraftarlık yeterlilikten uzak bir manayı mizansız tercih ettiğinde yüzme bilmeyen bir güçlü insanı kurtarmaya uzatılan zayıf bir bilek gibi olmaktır…
Her şeyi olması gerektiği gibi algılamak zorunluluğuyla eve dönüp uygun adım yürüyüşü denemeliyiz her halde ne dersiniz?..
Murat Safitürk
Yorumlar
Yorum yap