Başar(mak)…

 

 

 

 

 

Başarmak…

Her emeğin beklediği bir karşılık…

Sevmek gibi…

Aşk gibi…

Aş gibi…

İş gibi…

Başarmak…

Yalnız başına yalnızca kalmak mı?

Başarmak beraber olmak mı?

Başarmak üleşmek

Başarmak düşene el olmak mı..? el durmak mı?

Başarmak bir kar parça beyaz patiskalık akibette akıbetsiz boğuşmak mı?

Başarmak okul mu…Başarmak..yurt mu yol vatan mı..Başarmak başaranı da başarıyı da topak altına sokan mı?

Başarmak nihayet endiş toprak olmak mı…Anılmak sayılmak..Arınmak barınmak ardından vahlanılmak mı?

Başarmak yedisi..kırkı..kırk biri tekmil yasin okunmak mı?

Başarmak ah başarmak..başardığını farkına varamamak kadar başarılmaktır beklide..Belki de başarılmışsındır kim bilir…

Ve ne için yaşamaksa…

Ve ne için çalışmaksa…

Ve ne için selamlaşmaksa…

Ve ne için hatır sormaksa…

Ve ne için kazanmaksa…

Ve ne için harcamaksa…

Ve ne için Sırt sırta durmaksa…Düğün niyedir..nöbete ne diye gidilir..Neden toprak sürülür..neden gelinir neden ölünür…?

İzzet ne dir mesela…Hani şeref..hani onur..ya gurur..Ya izzeti nefs denilen nefsi müdafa denilen..Meskun mahalli..hani haneye mütecaviz kimdir.. uzatır başını…

Ya mahpus damları…

Ya avukatlar..

Kamu davaları savcılar…

Yeminli yeminsiz doktorlar…

İmanlı imansız limanlı limansız….

Hâkimin hakemim felsefem boyum değneğim…

Ne için dayanmak…

Ne için rekabet…

Ne için bir birini yutmakla beslenmek…

Akifin tek dişlisinin diş kirasımıdır ödenmeyen…

Medenisinin (m)sini aldığın edeniyet midir biri birini küçük balık görmek…

Hani meşahirlerin ..kahramanlar..hani seyid onbaşılar ali çavuşlar mı..Yoksa o topu tüfeği sırtına koyan bir dava mı..?kim bilir…? Devamı

Marka doğuş ve hayat süreci;

 

 

 

Marka doğuş ve hayat süreci;

 

Bilgi ve  onun hayata geçirilmesinin tasarımı..Ve yapabilecek imkanların olması…Yani Hikmet denilen..İçeriğinde neden ve niçinleri barındıran..Ve soruların çözüm ve olayların tanımındaki yeterlilik ve ikna gerekçeleriyle dolu olması gereken bir açı…

Ve hikmet var oldukça düşünce hürdür…

Çünkü üretmek ya özgürlüktür veya özgürlük içindir…

Bir şeyin ortaya çıkarılma iradesi,fiil alanına çıktığında karşısında o hareketi içine alacak bir daireyle karşılaşır..şartların donanımıyla karşılaşan düşünce kendini organize ederek uyum sağlanması doğrultusunda programını yapar…

Kullanılacak her şey bu fikri kalıplandırmak için beklemektedir..hazır oluşum bu ham maddeyi çarkları arasında kendine ait bir statüye taşır..Arz ve talep denilen talebe arz etmek üzere tesis edilen standart bir konjöktör işlemeye başlar…Burada icat dan söz etmek mümkün değildir..Sadece bu yatırım bir ar-ge güncellemesidir…Mümessil düşüncenin tanıtımına karşı mevcut konumu elastikiyet ile yeniler..Aslında bu bir yenilikçilik değil..pansuman tedbirlerdir..İcat ve yenilik bir birinin hem nakilesi ve ahizesidir..Hem alıcısı hem vericisi olarak bir üretim değirmenini çevir…

Her fikrin ve iradenin mucit olması elbette beklenemez..Fakat var olunan yani içinde bulunulan ortam iyi bir gözlemle ve fikir alış verişinin istişareye dayalı tutanağı ile tahlil etmek mümkündür..ve “Big beng”bir genişlemenin sinerjisini temin edebilir…

Her fikrin ve düşüncenin de en merkezi vuruşları beklemez..Çünkü her şeyin maddi ve manevi bağlı bulunduğu bir aşama kanunu vardır..Mükemmellik bir gelişim sürecidir..netice olgunlaşmadan elde edildiğinde anlık ve görsel bir şovdur…Klasik görünen aşama hayatla beraber gelişen eşyanın konumuyla da özdeştir…Alamet-i farika denilen gerçek ulaşılması istenilen kemal noktasında bir çekim merkezidir…

Bir şeyin varlık dünyasına taşınması ve yaşam içerisinde bir hacminin bulunması bir çok parçanın bir araya gelmesiyle mümkündür..Ve zamanın tefsir edilmesi denilen hadise,büyük ve komprime bir bulutun işlev kabiliyetinin istiabına göre bıraktığı yağmurlardır…

Tarla hazırsa..tohum içinde yazılı planlamaya göre başını göğe doğru ve meyve vermeye kabil uzatacaksa bu damlalar inkişaf etmenin açılmanın özverili bir çalışma içinde bekleyişinin neticesidir…

Elimizdeki tohum dünyanın en verimli ürünlerinin belleği de olsa..taş üzerinde çatlayan fedakarlığı ile bir hizmet meydana getiremeyecektir…Her yatırımın karşılığı ancak en uygun zeminin tanzimine bağlıdır…Kabiliyetler de tohum hükmündedir…İcada yardım edecek esaslar en genel anlamında sıkışık bir düzenektir..Bir çocuğun hayata merhaba demesi ve yaşam adaptasyon süreci ve dünyaya gelişindeki tüneller gibi…Ve bulutların bir araya gelip büyük bir enerjiyi açığa çıkarması…Ve nüvelerin yer altında bir baskı içinde kabuklarını çürüterek sürgün vermesi…Dalları budamanın neticeye katkısı ve sağlamlaştırılan bir niteliğin daha verimkar hale dönüşmesi..hayat kanunlarına entegrasyonun kaçınılmaz boyutudur…

Düşüncenin olgunlaşmasında bazı kanaatlerin deformasyonu gerekmektedir..Yenilenme hücresel bir kapasite ve yerinde değişimdir…İnsan anatomisinde bir yıl içerisinde bütün hücreler iki kez değişim geçirmektedir..Bu yenilenme vücudu elverişli kullanıma taşıma hareketidir…Kısaca hayat içindekilerle birlikte büyük ve bütün bir faaliyettir..Ve hareketliliğe çağıran ve durmayan bir davetiyedir… Devamı

çapraz tutuş…

 

 

İnsanın yapısı itibariyle medeni olduğundan, kendi gibi insanlarla beraber bir şey yapmaya ve paylaşmaya muhtaçtır..Mesleklerin çeşitliliği; ihtiyaç dairesinin genişliğindeki gereksinimleri yerine getirmek adına başlı başına bir istihdamdır…

Bir birinin eksiğini ikmal etmek, bir birini tamamlamak,ihtiyacını gidermek, birleşerek bütün olmak.. tabiatta ki unsurlardan hayat ile alakalı her şey üzerinde görünür..Yağmurun, toprağın hararetini teskin etmesi gibi…Toprağın hayata yaptığı tablacılık gibi…

Biri birine kuvvet veren ve yardım eden şeylerdeki..Hem tamamlayıcı özellik hem yardımcı elemanların  yardım edebilme kabiliyetinde olması..Hem lojistik sağlarken tam yerinde müdahale istidadının kullanımı, mükemmellik işleyişin ahengini temin eder…Bir eksiği gidermek için yamanın ve ya tamamlayıcı parçanın yerindeliği ve yeterliliği tartışma götürmezken,yardım isteyenin eksiğini gidermek üzere hareket edeninde lazımlarının gerçekliği lazım ki ;ergonomik kullanım netice versin..Yani hem ihtiyaç gerçek hem tedarik gerçek olmalı ki hayali zanlardan ve sanal ihtiyaçlardan kurtularak hakiki hedefe doğru yolculuk temin edilsin…

Yoksa atak satın almaları ve gereksinim harcamaları..gerçek yerine geçen faraziyat ile Hakikat zannedilen hayaller..misyon elbisesi girmiş sözler nemlenmiş barut gibi çakar almaz bir düşünce ve hareket dünyasını sebep verecektir… Devamı

Marka ve ideoloji;

Marka ve ideoloji;

 

İsrail’in Filistin’deki savaşı..ve savaşa verilen tepkilerin başında gelen marka boykot çağrıları Biraz incelendiğinde, bu hakim marka ve pazarın hayata ait her alanda baskısı görünüyor..Ve bizim davet edildiğimiz ise bu ürünleri almayarak tepkinizi gösterin önerisidir…Tamam almıyoruz..Ateşkesten sonra?..Ya daha sonrası?..

 

Veya aldığımız başka ülke ve milletlerin  tüketim pazarına sundukları ürünlerin niteliği..yerli ürünlerin kimliği..veya üretim ham maddesi..sağlık ve  tarım alanlarının gereksinimi…Ağır sanayi mantığı..Silah endüstrisi antlaşmaları..Stratejik çıkarcılığın hassas çizgileri..Kısaca insanlık markamız bu kuşatmanın altında kaybetti mi?

 

Veya şöyle diyelim..Bu markaları bu kadar vaz geçilmez yapan nedir?Yaşamın en ince ayrıntısına kadar..kalemden mendile..kravattan iç çamaşırına..diş fırçasından sabuna,daha daha nelere kadar için içine nasıl girdiler?Ve neden her başarı hikayesinin arkasında bir yabancıdan yabancı bir mantık vardır?Ve neden o kimlikler prensipli çalışmanın en zirvesinde görünür ve gösterilir?..Bunları bu kadar dokunulmaz ve ulaşılmaz fikirler olarak benimseten acaba Hollywood film endüstrimidir..Amerikan pazarlama tekniklerimi?Bunlar başka dünyadan gelip üstün düşünce ırk’ı olup bütün insanlığı etki altına mı aldılar?..Aşılmaz ve artık asla yaklaşılamazlar mı? Devamı